y 3 £ ! z

27/2/2007 - DESİDÂRE!..

Aşk,korkunun tozlu raflarından arındırmıştı kendini.

Umut,acıya yiten ekmek kırıntılarımıza karıştı.

ayaklar altına düştü

sevabımızdan silkemediğimiz

günah lokmalarımız…

 

Koca bir asrı devirdin sanki,

Yolun yarısı bile olmamış yaşamında.

Ki olduğun yeri “gençliğin baharı” sayar,

Bu yolda mazide yürümüş olanlar.

Sığındığın bir duvar dibinde,

Kendi gıybetini yapıyorsun desidâre!

“gençti” diye fısıldıyor kulağına ilk kelime ,

yada hiç olmadı …doğumunda ihtiyarladı…

 

bir çocuk olamadı mesela,

gözleri önündeki elma şekerini alamayışına üzgünken ,

bisiklet tekerleğinde sevdası dönen…

kelepir sevdalarda geçti adın.

ucuza saydılar yitikliğini…

 

 

Ardın sıra, şehirdeki çocuklar

sus bayramına yatırır yüzlerini.

gözlerimize düşer,

bir hüsran dostluğunun sesimize iliştirme çığlıkları.

elin yüzünden düşmez desidâre!

dilin hecemden.

açarsın aklının kapılarını sevisi yiten düş çatlaklığına…

 

Dengesini yitirdi hayat

Ha düştü ha düşecek

Tren rayında yürümeye meylediyor…

Kaybedecek hiçbir şeyi yokmuş desidâre!

Öyle söylüyor..

 

Göğsünün kafesine hapsedilen kelebekler uçunca,

yarım kalır ömrünün çeyrek yüzyılındaki sevinçlerin…

yalnız kalmak paylarında büyürken,

aşk paydanda gitgide küçülür.

hesabı tutmaz hayatın

iki ileri bir geri aşk soluklanmalarına…

 

Ya sen

Gözlerin neden ihanetin boşluğunda?

Varlığında yok olan yarinin

Yokluğu çok şey mi kaybettirecek sana?...

 

Dar günler için sakındığın

Sandık altı hayallerini çaldılar desidâre!

Belki rüzgara satarlar

Bir şubat gecesi,

Üşüdüğün ayazda geri alırsın emanetini.

 

Geçen her bir kör dakikanın,

sızısı boşalır kum saatimden susunun ceplerine…

aramıza nefesi yitik bir yaşlı kadın gibi uzanır her şey,

sırtımda bir dünya yüktür acım,

nasırlıdır desidâre!

çünkü içinde adın vardır...

 

Mevsimlerdi soğuğun ve hasretin faili.

Eskisi gibi değil hiçbir şey.

İlkbaharda moraran dudakların,

Duman dansı ile ispat eder sefilliğini ..

 

Yelkovan gecenin başında

Akrep güneşin sızısında desidare!

Hangisi yakalar diğerini?

Ya sen

Bu bitmez kovalamacanın hangi adımında yitirdin yüreğini?...

 

Eğreti durdu bu gülüş yüzünde.

Arkası yarınlara kaldı…

Alışmak zor olmuştu suretindeki gamzeye

Kara topraklarla doldursak kapanır mı acının mezarları suretinde?

 

Hayatın en'lerinde keşke'ler karıncalanır,

dudağının ölüm uçurumlarına.

yamaçlarında taze gülün yoktur

ve

her mevsim

aşkın dehlizinden katre katre, usul usul düşürür seni…

 

Dizini kanatıp durduğun düşüşlerin vardı.

doğrulabileceğine kendini inandırabileceğin inancın.

takvim yaprakları hazan gibi dökülünce bergüzârına.

acınacağın endeme günlerin vardı.

hiçlendin desidâre!...

harflere çobanlık yapıp da,

alamadın düşüncenin odalarına harf harf sözlerimi…

 

Artık gecenin boyunduruğunda,

sıtma gülüşlere çukurlaştır gamzelerini…

düşersen hayatın gözyaşından ıslak ağlarına,

örümceğini aşk seçme!...

 

Şimdi kalk ve git içimden desidâre!

mezarının yerine gömülecek acılar…

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu  
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

y 3 £ ! z

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

ilken
yenildikkalbim
kirmizikaranfil